EDEBİYAT FAKÜLTESİ

Uluslararası Taşköprülüzade Sempozyumumuz Tamamlandı

23.11.2016

18-19-20 Kasım 2016 tarihlerinde Üniversitemiz Güney Yerleşkesi Konferans Salonunda gerçekleşen Uluslararası Taşköprülüzade Sempozyumu büyük başarıyla tamamlandı. 16. yüzyılda yaşamış ve Osmanlı düşünce geleneğinin en önemli isimlerinden biri olan Ebu’l-Hayr Isâmuddîn Ahmed Taşköprülüzâde’yi ulusal ve uluslararası bilim camiasına tanıtmayı ve İslam felsefe-bilim geleneğine katkılarını tartışmayı amaçlayan Uluslararası Taşköprülüzade Sempozyumu’na yerli ve yabancı pek çok konuşmacı katıldı.

18 Kasım Cuma günü saat 14:00’te başlayan ve yoğun ilgi gören sempozyumun protokol konuşmalarında ilk olarak sahneye gelen Üniversitemiz öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Halil Üçer, Üniversitemiz önderliğinde ve İlmi Etüdler Derneği (İLEM) ile İlim, Sanat, Tarih ve Edebiyat Vakfı (İSTEV) işbirliğiyle üç yıldır devam eden bu önemli proje hakkında katılımcılara bilgi verdi. 40’a yakın bilim adamının destek verdiği ve 20’yi aşkın araştırmacının Ahmed Taşköprülüzâde’nin eserlerini tercüme ederek yayına hazırladığı projede toplam 7000 sayfaya ulaşan 21 ciltlik eser, İMÜ Yayınları tarafından basıldı. Projeyi tanıtan kısa film gösteriminin ardından, İlim, Sanat, Tarih ve Edebiyat Vakfı (İSTEV) Başkanı Gül Zülfikar, katılımcılara İSTEV’i tanıtarak projedeki rolünü anlattı. Daha sonra İlmi Etüdler Derneği (İLEM) Başkanı Süleyman Güder ise konuşmasında İLEM’in amaçlarını ve gelenekle irtibatı projelerle somutlaştırmak anlamında Taşköprülüzade projesinin değerini işledi. 

Üniversitemiz Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Sempozyum Organizasyon Heyeti Başkanı Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, konuşmasında projenin mantığını açıklayarak Üniversitemizin gelecekteki benzer projelerinden bahsetti. Osmanlı medeniyetinin yaşayan, canlı bir yapı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Fazlıoğlu, Ahmed Taşköprülüzâde’nin bizim değerlerimizi temsil değeri yüksek olan bir âlim olduğunu belirtti. Geleceğe yönelik olarak da Edebiyat Fakültemizin iki ayaklı bir projesi olduğunu; felsefe, kelam ve mantık gibi ilimleri kapsayan ilk ayak olan ilim, irfan ve hikmet ayağında başka önemli âlimlerin eserlerinin neşredileceğinin, ikinci ayakta da matematik bilimleri alanından yine pek çok değerli eserin bilim camiasına sunulacağının müjdesini verdi. 

Son protokol konuşmasında Rektörümüz Prof. Dr. M. İhsan Karaman, medeniyet hafızasının en önemli taşıyıcılarının eğitim kurumları olduğunun altını çizerek geçmişteki hafıza yitiminin neden olduğu mensubiyetsizliğin aksine, İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nin bu projeyle bu zengin kültürel hafızayı günümüze aktarma sorumluluğunu yerine getirdiğini vurguladı. Konuşmasında bu proje için neden Taşköprülüzade’nin seçildiğini ve bu büyük Osmanlı âliminin bize ne söylediğini sorgulayan Rektörümüz, Taşköprülüzade’nin Miftâh-üs-Seâde adlı eserinin üniversiteyi yönlendirebilecek bir bilim teorisi içerdiğini belirtti. Rektörümüz Prof. Dr. M. İhsan Karaman konuşmasının sonunda projeye emek veren herkese teşekkür etti. 

Protokol konuşmalarının ardından gerçekleşen açılış oturumunda ünlü Osmanlı iktisat tarihçisi Mehmet Genç, Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu ve Yrd. Doç. Dr. Ahmet Sururi, konuklara Taşköprülüzade’nin dünyası hakkında bilgiler verdi. İlk günün ardından 19 ve 20 Kasım tarihlerinde yurt içinden ve dışından çok sayıda önemli akademisyen toplam on oturumda konuyu tüm ayrıntılarıyla ele aldılar.  

19 Kasım Pazar günü akşamı Sempozyum kapanış konuşmasını ise Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü İbrahim Kalın gerçekleştirdi. İbrahim Kalın konuşmasında bugün karşılaşılan küresel sorunların başında bugün ile yarın arasındaki dengeyi kurma meselesinin yattığını dile getirerek küreselleşme tezlerinin önemli iddialarından birinin "küreselleşme tüm kimlikleri, aidiyet duygularını işlevsiz hale getirecek, bir evrensel sona doğru zaten ilerliyoruz" tezi olduğunu aktardı. "Ancak son 20, 30 yılda yaşananlar, bunun pek de böyle olmadığını aslında gösterdi. Tam tersine kimlik, tarih, hafıza gibi unsurlar giderek daha büyük önem kazandı. Çünkü küreselleşme bir büyük dalga gibi toplumların üzerine geldikçe, o toplumlar bir direnç noktası olarak kendi tarihlerine döndüler, kendi geleneklerine dönme ihtiyacı hissettiler.” diyen Kalın, bizim yeni bir dönemlendirmeye ve isimlendirmelere ihtiyacımız olduğunu vurgulayarak “Bu tür çalışmalar, Taşköprülüzade ve daha onun gibi onlarca Osmanlı ulemasının çalışmaları ortaya çıktıkça belki biz çok daha farklı değerlendirmeler, tasnifler yapmak durumunda kalacağız” dedi. Rektörümüz Prof. Dr. M. İhsan Karaman katılımlarından ve değerli katkılarından dolayı Sayın İbrahim Kalın’a teşekkür ederek Taşköprülüzade Külliyatını hediye etti. 

Sempozyum bitiminde Âhenk Türk Mûsikîsi Topluluğu, neyde Türk Mûsikîsi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ali Tan ile şahrudda Öğretim Görevlimiz Sami Dural, “Tarihin Saklı Sesleri” adlı konserleriyle dinleyenlere bir müzik ziyafeti verdi. Basında da geniş yer bulan sempozyumumuz hatıra fotoğrafı ile

sonlandı.